Rus mezalimi, Çeçenistan’da, neredeyse ikiyüzelli yıldır hiç kesilmeden devam etmiştir. İşte bundan dolayı, bugün için, Avrupa’nın ve dünyanın en vahim, en acil çözüm bekleyen sorunu, Çeçenistan sorunudur. Bu itibarla, söz konusu ülkelerin, kalkınma, çağdaşlaşma ve uluslararası toplumla bütünleşme çabalarına destek sağlanmaya devam etmeli ve ülkelerimiz arasında sağlam bir işbirliği ağı oluşturulmalıdır. Öte yandan, Kafkasya’daki durum, Ortaasya’ya nazaran, daha karmaşık ve hassas bir konum arz etmektedir. Kafkasya, halen özlenen barış ve istikrar ortamına kavuşamamış olup, mevcut iç karışıklıklar ve süregiden dış müdahaleler, sorunları daha da vahim bir boyuta taşımaktadır\. Özel oyun stratejileri geliştir, kazanma şansını arttır. PinUpbet güncel adres!5@PinUpbethttps://PinUpcasino-tr.com/;PinUpbet\. Bu çerçevede, Türkiye’nin, sorumluluğunu bilen, aktif ve yapıcı bir politika izlemesi gerekmektedir.
Yeni gümrük yasaları da çıkarıldı ve bunların getirdiği kolaylıklar da uygulamada netice verirse, bu noktada bir sorun olmayacağı görülüyor; ancak, ben, daha çok şuna değinmek istiyorum. FP GRUBU ADINA MUSTAFA GEÇER (Hatay) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 2000 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısı üzerinde Fazilet Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. İşte, değerli milletvekilleri, Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyet orada; Amerika’da, Avrupa’da. İnsanların kafasının dışına taktığıyla değil, kafasının içindekilerle ilgileniyor onlar. Hatta, Amerikan Anayasasının 1 inci ek maddesi, bu özgürlükleri sınırlamak üzere kanun yapılamayacağını öngörüyor. Orada, devlet, kendi milletinden, kendi milletinin dininden, diyanetinden, inancından korkmuyor; vatandaşını, özyurdunda, gurbete düşmüş gibi boynu bükük bırakmıyor. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bilgi çağını yaşadığımız, ekonomik sınırların kalktığı, mal mübadelesinin yerini sınır tanımaz bilgi mübadelesine bıraktığı, gittikçe küçülen dünyamızda, biz de, gençlerimize her türlü imkânı sağlayarak, bilgi toplumunu oluşturmak ve geliştirmek mecburiyetindeyiz. Sayın Meclis Başkanvekillerimizden Nejat Arseven’in Başkanlığında bir uzlaşma grubu kurulmuştur. Bu uzlaşma grubu, Anayasada ciddî değişiklikler yapmak için, liderler liderler turuna çıkmıştır.
Çeçen katliamı devam ederken, Sayın Başbakan ve bazı bakanlar, Rusya Federasyonunu -yanlış bir zamanlamayla- ziyaret etmişlerdir. Sayın Başbakan, gezi öncesinde ve Moskova’da “Çeçenistan meselesi Rusya’nın iç işidir” demek suretiyle olaya yanlış bir vurguyla yaklaştığını göstermiştir. Devlet tarafından yardım komitelerine izin verilmemekte, sınırdan geçmek isteyen mültecilere bazı güçlükler çıkarılmaktadır. Dr. Tülay Korkusuz Polat 1/37 Risk kültürü (1/5) Etkin bir risk yönetimi için çok boyutlu düşünme kültürü geliştirilmeli, farklılıklar ve riskler fırsatlara dönüştürülmelidir. Kırıkkale Milletvekili Hacı Filiz’e ait soru önergesi incelenmiştir.
Bir üçüncüsü de, gümrüklerde mutlaka otomasyona geçilmelidir, modernizasyona geçilmelidir, modern teknolojiyi gümrüklerimize adapte etmeliyiz demiştik. Bugün, bu üç hedefi tutturmuş olarak huzurlarınıza gelmiş bulunuyoruz. Yüce Meclisimize şükran borçluyuz, genel başkanlara, bilhassa muhalefete mensup Sayın Çiller’e, Sayın Kutan’a şükran borçluyuz. Sanıyorum, 30 saniyelik bir sürem var; bu süre içerisinde, yanıtlamak zorunda olduğumuz, Yüce Meclise sunmak zorunda olduğumuz bilgileri sıkıştıramayacağımı düşünüyorum. Başka bir platformda, yine Yüce Meclise, en azından sayın milletvekillerine, bu konuşma metnini yazılı bir şekilde sunmak, sanıyorum, İçtüzük ve Sayın Başkanın uygulamasını da kolaylaştırma anlamında uygun olur diye düşünüyorum. Mülhak vakıfların sayısı 321, cemaat ve esnaf vakıflarının sayısı 160’tır. 14 Aralık 1999 tarihi itibariyle, faaliyette bulunan Türk Medenî Kanununa tabi yeni vakıfların sayısı 4 489, bunlara bağlı şube, irtibat bürosu ve temsilcilik sayısı ise 3 964’tür. Dolayısıyla, ‘e yakın vakıf, en az iki yılda bir olmak üzere, 59 müfettiş tarafından denetlenmektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğünün optimal sayıda müfettişe ve çağın temposuna ayak uydurabilecek kalifiye personele ihtiyacı vardır.
Çevre sorunlarının tek bir disiplin altında ele alınamamasından dolayı, yetki ve görev çatışması meydana gelmiştir. Batı’daki sanayi devrimi sonrasında, vahşi kapitalizmin tahrikiyle, insanoğlunun daha çok refah, daha çok lüks uğruna tabiata hükmetme arzusu, doğal kaynakların bilinçsizce, doludizgin tüketimine yol açmış, çevre sorunları günümüzde tehlikeli boyutlara ulaşmıştır. Dünyada teknoloji insanların hayatını kolaylaştırmış, refah düzeyi yükselmiş; ancak, bunun çevresel maliyeti çok yüksek olmuş, insanoğlu kendi çöplüğünde boğulmuştur. Çevre, fiziksel, kimyasal, biyolojik, kültürel ve sosyoekonomik kaynak ve değerlerin oluşturduğu ve bu değerlerin birbirleriyle sürekli etkileşim içerisinde bulunduğu sistemler bütünüdür. İnsanlığın varoluşundan itibaren çevre sorunları da var olmuştur. Bir sorun da, adliye hizmetinin, adliye binalarına yakışmayan işhanı ve köhne binalarda hizmet vermesidir. Bu durum, adalet duygu ve kavramını, mesleğin onur ve haysiyetini incitici bir durum olup, adlî hizmetin adalete yakışır binalarda hizmet vermesi sağlanmalıdır. Ayrıca, hâkim ve savcılar ile diğer adliye personelinin malî ve sosyal haklarının, mesleğin onur ve saygınlığına yaraşır düzeye çıkarılması gerekmektedir. Ülkemizde, Avrupa’nın algılanmasında oldukça yayın bir yanılgı var. Üçüncüsü ise, bugün, Avrupa Birliği içindeki çeşitli devletlerin sosyal, politik ve ekonomik problemleriyle pek ilgilenmiyoruz. Türkiye’nin AB’ye üye ülkeler içinde yabancı uluslarla yaşama tecrübesi en fazla olan bir devlet olduğunu da unutuyoruz. Türkiye olarak biz de, AB’ye üye ülkelerdeki insan haklarını ihlal eden ülkeleri inceleme imkânına sahip olacağız.